Thursday, July 2, 2009

ENGELLEME BENİ!!!

Size Ahmetcan'dan bahsetmemiştim. O söylemek istediklerime öyle güzel bir örnek ki... 6.sınıftaki öğrencilerimden biri. Sınıfta en önde onun için özel yapılmış tekli bir masada oturuyor. Utangaç biraz. Her gün okul çıkışı babası gelip alıyor onu. Bir gün derste kelime kutusu yaptırıyordum öğrencilerime. O da elinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyor,ama bedensel engeli ona engel oluyordu.Yardım ettim ve birlikte yaptık kutuyu. Son saat olduğundan ders bitimnde babası geldi. Ahmetcan'ın elindeki kutuyu görünce '' Bu mu yaptı hocam bunu?'' Diye sordu. Ben de ''evet tabi ki o yaptı, ben sadece biraz yardım ettim ona'' dedim. Adam bunun üzerine ''Haa ziraa, bunda yetenek yok zaten'' dedi. Ben dondum kaldım bir şey diyemedim. Bu nasıl bir anlayış? O çocuk senin çocuğun be adam. Onun engelinin herşeye engel olamayacağı fikrini senin aşılaman lazım. Onu sabah bırakıp akşam almakla vazifeni tamamlamış mı oluyorsun?
Ondan sonra Ahmetcan'a ayrı bir ilgi göstermeye başladım.İlk sınavdan 1 almıştı.Bu beni korkutuyordu.Sonra sonra Ahmetcan dersle daha fazla ilgilenmeye başladı. Hatta bir alıştırma yapmak için o masasını itip kendini tahtaya doğru yöneltmeye çalışması, sandalye üzerinden boyunu aşan tahataya yazabilmek ve bildiğini kanıtlamak için neredeyse ayağa kalkacak kadar çaba sarfetmesi gözlerimin önünden gitmiyor. Derken ikinci sınav oldular eve gelip merakla ilk onun kağıdını okudum vee 100 üzerinden 70 aldı. Sınıfta açıklarken notunu inanamadı. Sevincini görmeliydiniz.Ama ben ondan daha çok mutlu oldum. Ve ona 3. sınavda daha iyi bir not alacağına inandığımı söyledim. Gözlerinden okunuyordu gurur,mutluluk ve minnet...
3.sınav yapıldı ve yine ilk onun kağıdını okudum. Daha önce rahatlıkla yaptığı konularda nedenini anlamadığım şekilde yanlışlar yapmıştı. En fazla 2 alabilirdi. Alta bir not düşmüş,aynen şöyle. 'Olmadı hocam of of of :( ' İnanın oturup ağladım,ona inandığımı söylemiştim ya bu onda bir yük,bir sorumluluk olmuş ve bu sorumluluk duygusuna ağladım. Ve kanaatimi kullanacağım en doğru kağıt olduğuna karar verip 3 verdim ona. Ben biliyorum o başarabilir,yapabilir. Bedensel engeli akademik hayatında engel olmayacak ona. Tabi biraz inanç ve anlayışla....
Yüzünden o güzel gülüşün hiç engel olmasın Ahmetcan,ve kimse engellemesin seni....

Bu da benim Brownie :))

Geçen gün Sesi ablamın blogunda gördüğüm keki denedim bugün. Arkadaşımla pizza yedikten sonra depreşen tatlı isteğimizi bu şekilde giderdik. Mikrodalgada yaptığım ilk kek olması sebebiyle biraz panik içindeydim ama sonuç güzeldi.Artık sık sık yaparım bu keki. Bu arada tarifin asıl kaynağı Devletşah' a da teşekkürler :))

Annemin çantası

İşte bitti,annemin çantası hazır Üzerindeki dantel de anneme ait.Birşeylerde kullanırsın diye bana vermişti. Yine kendine gitti :))Valize koyabilirim artık .Nasıl olmuş?

Yolculuk hazırlığı

Bir yerlere gitmeyi severim ama yolculuktan, valiz hazırlamaktan nefretttt ederim. Iyyyyy! Yarın gidiyoruz, ben daha valiz hazırlamadım .Genelde valize koyduklarımın yarısı giyilmeden gelir. Sırf valizi şişkin göstermek için koyuyorum :)) Öte yandan çok lazım olan şeyler de unutulur genelde. Valizin yanında yolda kullanmak üzere hazırlanmış bir poşet daha vardır. Yolculuk yastığı, kitap,ince bir hırka, atıştırmalık bir şeyler falan. O poşetten de nefret ederim ben.Bela olur yolda,nereye koyacağını şaşırırsın....

Yumurta kapıya dayandı felsefesi etkisiyle anneme çanta dikiyorum :)) Canım annem. Geçen gittiğimde yine yola çıkmadan bir gece önce anneme çanta dikmeye karar vermiştim. Anneye yapıyoruz ya, daha bir özenli olmalı. 4 metrelik su taşını çantanın üzerine dikiyorum kıvıra kıvıra. Tabi yetiştiremedim. Ben de Kilis'te annemin emektarında dikerim diye aldım parçaları çıktım yola. Neyse efendim, annemin tarihi eser değerindeki Köhler makinesinin başına geçtim artist edesıyla, ama motorlu makineye alışmış biri olarak o demir yığınını hareket bile ettiremedim. :D Tabi bunda biraz da makinenin payı var. Annem hep der ''Benden başkası anlamaz bunun dilinden'' Neyse, dikmedim tabi çantayı, annem de dikmedi :)) Aldım parçaları geri getirdim :)) Annemin diline de düştüm tabi :) Şimdi diktiğim çanta bitmek üzere bu arada.Aynı hezimeti yaşayamam bir daha :)) O dikemediğim çanta da parça halinde duruyor hala...

Wednesday, July 1, 2009

Çanta dikiyorum yine...

Dükkan işi yatınca çanta dikmekten soğumuştum, hatta çantalarıma bakmak bile gelmiyordu içimden.Ama anneme armağan etmek için bir çanta dikmeye başladım, şu an uğraşıyorum üzerinde. Yarın biter herhalde. Hazır başlamışken kendime de mi diksem acaba?